Azerbaycan Saatı - Turan TV
Hoşgeldiniz
Giriş / Kayıt Ol

AZERBAYCAN'DA DEVRİM SÜRECİ BAŞLADI, KOD ADI: HADİCE HAREKETİ

Ramazan bayramı arifesinde Azerbaycan Halk Cephesi üyeleri, dostlarım ve de «Azadlıq» gazetesinin çalışanları farklı günlerde Şamahı ilinin Meyseri köyüne giderek annemi ziyaret etmiş ve onun bayramını kutlamışlar. Onların her birine teşekkür ediyorum.

Ancak görüyorum ki, Şamahı'nın yerel yönetimi ve polisi bundan rahatsız olup, köye kimlerin geldiğini belirlemek için casus şebekesi yaratmışlardır. Annem, 87 yaşlı Hatice'nin kapısını çalanları, onun ahvalini sormaya gelenleri şüpheli şahıs kısmında araştırmaya başlamışlar.

Görünen o ki, Azerbaycan'ın yeni bir devrimin eşiğinde olduğunu ve bu devrime Hatice Alisahib kızının liderlik edeceğini sanmışlar. Bizim köyümüzdən Şamahı rasathanesine kadar kısa yolla, haradasa (neredeyse), 6-7 kilometredir ve bu ilginc öngörü Rasetaanede organize edilmiş özel müneccimler grupu da çıxara bilerdi. Tesadüfi değil ki, çok yakın bir zamanda rasathanenın müdürü kimseye belli olmayan bir sebepten dolayı istifa etti ve yerine yeni biri getirildi.

İhtimal edirem ki, ülke hakimiyyetinin Rasathanada özel misyonlu «Hadice gurubu» yaratmasını eski müdür bilim idealarına ihanet sayarak görevinden istefa etmekle razı olmadığını bildirmişdir. Belki eski müdür de annemin yönetimi ile başlayacak devrim sürecinde yer almış insanlardan biridir; liderine ve ilkelerine ihanet etmek istemeden istifa etmiştir. Yoksa, tüm ülke elitinin hevesle milyonlarca maliyet çekip villa yaptırdığı Pirqulu topraklarından, üstelik, Rasathanenin müdürü görevinden neden gitsin ki?!

Selamlar olsun ona!..

Beklenen devrim uğruna ona teşekkür ediyorum.

Ama yerel hakimiyetin annemi doğrudan rahatsız etmeye cesareti olmadığı için onu toplumdan tecrit etmek çizgisini seçmiş: Meyseri köyüne giriş-çıkış yolları üzerinde gerçek ve sanal kontrol kollukları kurulmuş.

Bu yazı size sıradışı ve ironik görüne bilir. Bana da ironik görünüyor. Ama bunda doğruluk payının olduğunu bilseniz nasıl? Hala sonuna kadar ironik sayacak mısınız?

18 temmuz günü benim Meyseri'de yaşayan kardeşim oğlu Tural Zahidov, Şamahı polis şubesine götürülmüş. Polis idaresinde onu Elgiz adlı bir polis memurunu hakaret etmekle suçlamış ve 30 gün hapis cezası vermişler.

Annemi ziyaret etmek için Meyseri'ye giden dostlara göre polis kontrolünün kurulduğunu köyün tüm sakinleri bilir. Köy nüfusunun bu gerçeği hangi anlayış derecesi ile karşıladığını bilmiyorum. Muhtemelen, « hükumetin başına kül » düşüncesi her bir Meyserilinin kalbinden geçiyor. Bu köyün sakinlerinin hepsinin beni bizzat tanıdığını iddaa edemem. Çoxları qiyabi tanıyarlar. Çünkü, bizim aile bu köye 1979 yılında komşu Kurttepe köyünden taşındı ve o zamanlar ben zaten Sumqayıt şehrinde eğitim alıyordum. Daha sonraları ise genelde köyde yaşamadım. Ama ailemizi herkes tanıyor. Annemi de herkes tanıyor ve inanıyorum ki, saygı ile yaklaşıyorlar.

Ben uzun bir süre akrabalardan uzakta yaşadım, 8. sınıfı bitirdiğim günden bu yana. Onlarla ilgilenmeye, hayırda ve şerde devamlı olarak yeralmaya zamanım da olmadı. Bunun için de akrabalarımla benim aramda bir mesafe olduğunun farkındayım. Şimdi hapsedilen Tural ile de (kardeşim oğlu olmasına rağmen), başkalarıyla da hep ilgilenmeye zamanım olmamıştır. Bunu « polisin dikkatini yayındırmak » için değil de, daha çok ülkedeki siyasi süreçlerde yer alan insanlarla sık bağlı olduğumu demek için yazıyorum.

Şimdi Azerbaycan'da 100'den fazla siyasi tutuklu var ki, onların da hepsi iftira atılarak haps edildiler. Yani, hükumetin iftira fantezisi geniştir. Bu insanların her biri ülkenin siyasi haritasında önemli koordinatlardan biridir. Bu insanların her birinin hapsi beni daha çok etkiliyor. Ne yazık ki, benim akrabalarım arasında siyasi mensubiyeti olan kimse yok. Olmasını çok isterdim, ama yok... Bu yüzden teessüf ediyorum.

Görünen o ki, bu da benim kusurlarımdan biri. Zamanında onlarla məşğul olmaq, onların siyasi yetkinliyinin qayğısına qalmaq lazım idi. Yapamadım, ama objektif bir neden de vardı. Ben Şamahı'da yaşamıyordum, işim çok oluyordu, akrabalara, heleki akrabalık etiketlerine ayıracak vakit bulamıyordum...

Şimdi iktidar kendi alemlerinde akrabalarımı bana göre incitmek fikrine düştü. Alçaklık tüm durumlarda göz önündedir. Diyelim ki, ben onları şimdikinden farklı olarak, hayatımın anlamı sayaydım, ne olacaktı ki? Bağırıp « Bağışlayın, bilmiyordum, hata ediyordum, bir daha yapmam, onlarla işimiz olmasın » mı diyecektim?

Ben profesyonel gazetecilik yapıyorum. Hadları aşmakdan hoşum gelmir. Söz bagajı ve ister yazı, ister de danışıq tekniki bana imkan vererdi ki, bütün hadd ve hududları da kolayca aşa bilim. Ama çirkin teknolojileri sadece çirkin teknoloji sayıyorum. Annemin rahatsız edilmesini de çirkin bir teknoloji sayıyorum. Hiç bir zaman başkalarının annesini rahatsız etmedim.

Bana inanmaya bilirsiniz, amma daha amma dalağım hele dekabr ayında sancımışdı ki, bunlar menim az qala, 90 yaşını tamam etmekde olan anama da nezaret tatbik edecek kadar düşükleşibler. O zaman ben ailemle birlikte Tiflis'e gittim ve annemin de oraya seferini organize ettim ki, görüşelim. Trenle onu yolcu ettiler. Sınır- keçid kapısında onu düşürüb geri döndermek istemişdiler. Tüm yolcuların pasaportlarını geri verdikten tam iki saat sonra nihayet onun da pasaportunu vermişlerdi. O zaman ben bunu açıklamadım. Bunu yapam hükumetin yerine, rakip de olsak, utandım. Ayıp saydım.

Ama bu günlerde neler oluyor? Yazıklar olsun size! Eğer Şamahı polisi bunu kendi girişimiyle, yukarıdakilerin gözüne hoş görünmek için yapıyorsa, onlara ayıp olsun. Eğer yukarıdakilerin siparişi ile icra ediliyorsa, hepsine bir yerde ayıp olsun!

Bu alçaklığın ne kadar süreceğini bilmiyorum. Açıkçası, hiç tahmin edemiyorum ne kadar yakın ve ya uzak akrabam var ki, onların incitilmesi benim için baskı gibi değerlendirile bilsin. Bilsem, kolayca bir arayış tertip edib göndererdim ki, meni daha qohum-falan elan-hesab etmesinler.

Şimdi benim 100'e kadar akrabam hapiste. Yakın akrabalarım. Ben onların özgürlüğü için değil, onların tutukluluğunun nedeni olan koşulların ülkeden reddedilmesi adına çalışıyorum. Sonuna kadar da bu böyle olacak.

 

Yorum Yazın

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
RSS